Anasayfa

TRANSLATE SITE

Hemoroidlerin Band Ligasyonu İle Tedavisi

Türkiye'de İlk Defa: Ameliyatsız Reflü Tedavisi / Uygulama Fotoğrafları

Gastroözofageal Reflü Tedavisinde Ameliyatsız (Endoskopik, Endolüminal (Lümen içi)) Teknikler 

Günümüze kadar, GERD tedavisi için önerilen endolüminal teknikler üç metoddan birisiyle primer olarak bozulmuş antireflü bariyerin bir komponenti olan alt özofageal sfinkterin (LES) sağlamlaştırılmasına odaklanmıştı:

1-Radyofrekans vererek termal doku remodelizasyonu

2-Nonabsorbabl materyalin enjeksiyon veya implantasyonu  

3-Endoskopik sütür tekniği ile LES seviyesinde özofageal doku plikasyonu
esophyx
(EsophyX FDA tarafından onaylanmış, CE belgesi almıştır. USA ve Avrupa Birliğinde kullanımı hızla artmaktadır. İstanbul'da sadece ve ilk defa tarafımızdan Baykent Cerrahi ve Tıp Merkezi'nde hizmetinize sunulmuştur. Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Veya 0-212-279 60 60 / 206 ya da 0-552-413 11 43 numaralı telefonlardan bilgi alınız.)
 

Esophyx Uygulama Videosu

Esophyx, son yıllarda cerrahinin gösterdiği en büyük gelişme olan "Natural Orifice Surgery", yani doğal açıklıkları kullanarak uygulanan cerrahi uygulamalarının mükemmel bir sonucudur. FDA onayı ve CE belgesi almıştır. ABD, Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Meksika, Hollanda, Güney Afrika, İspanya, Portekiz, İngiltere ve sonunda Türkiye'de de uygulanmaktadır. Hiatal herni ve reflü tedavisinde günümüzde altın standart olan Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonuna endoskopik bir alternatif yaklaşımdır. En büyük avantajı, başarısızlık durumunda ameliyat şansının hala geçerli olmasıdır. Başarı oranları neredeyse ameliyata yakın olan bu yöntemin, Nissen'e göre en önemli üstünlükleri ise, ameliyat gerektirmeden uygulanması ve bozulmuş olan gastroözofageal valve doğal anatomiye en yakın formu kazandıran uygulama olmasıdır. Aşağıdaki videoda endoskopik reflü tedavisinde Esophyx uygulamasını izleyebilirsiniz. Uygulama hakkında bilgi ve randevu için Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir .


Longo yöntemi ile hemoroid (basur) tedavisi (Video)

HEMOROİD NEDİR?

Halk arasında BASUR olarak bilinen hemoroid; anüs ve rektum hastalıklarının başında yer alır.. Anüs ve rektum; boşaltım sisteminin çıkış kapısı olup, yaklaşık yirmi çeşit hastalığın görülebildiği ve pek çok hastalığın da indirekt belirtilerinin izlenebildiği yerdir. Hemoroid, anüs içindeki hemoroidal toplar damarların zaman içinde anormal genişleyip kırmızı ve mor torbalar (memeler) şeklinde dışarı sarkması bazan aşınıp delinerek dışkılama sırasında sık sık, PARLAK KIRMIZI kanamalar yapması; bazan memelerin aniden pıhtı ile dolup şiddetli ağrı, ödem, iltihaplanma, yaralanma ve ağrı yapmasıdır.

HEMOROİDİN OLUŞMA SEBEPLERİ

Birinci sebep kabızlıktır. Ayrıca, kolit, proktit, enterit gibi barsak enfeksiyonları; içki, tahriş edici aşırı acılı gıda tüketimi; yetersiz hijyen, anüs içi hemoroidal damar duvar yapısının doğuştan zayıf olması veya sonradan zayıflayıp torbalanması; prostat büyümesi ve kabızlık nedeni ile tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak; gün boyu oturmak veya ayakta kalmak; aşırı yorgunluk; portal hipertansiyon; hamilelik myoma uteri, over kisti vb. gibi karın içi büyük urlar; kronik ökrürük, şişmanlık gibi karın ve damar içi basınçlarını artıran başka hastalıklar genel sebepler arasında sayılabilir.
Yazının devamında Longo Yöntemi ile hemoroid ameliyatı videosunu izleyebilirsiniz.
 

Dünyanın Çocuklarda İlk Ameliyatsız Reflü Tedavisi Başarıyla Sonuçlandı

Türkçe İnternette Yine Bir İlk: Bu Haber İlk Defa ve Sadece Sitemizde!

REDWOOD CITY, Calif.--(Business Wire)-- Kronik gastroözofageal reflü hastalığından muzdarip olan 10 yaşındaki erkek çocuğu, endoskopik yöntemle tedavi edildi. Kesisiz cerrahi konusunda dünyanın güvenilir ve lider firması Endo Gastric Solutions, reflü tedavisinde devrim yaratan cihazları Esophyx’in ilk kez bir çocukta başarıyla kullanıldığını bildirdi. Yıllardır GERD rahatsızlığı olan 10 yaşındaki çocuk Florida Munroe Medical Center’da Dr. Todd Overcash tarafından EsophyX cihazı kullanılarak gerçekleştirilen TIF (Transoral Incisionless Fundoplikasyon, Ağız yoluyla Kesisiz Fundoplikasyon Reflü Ameliyatı) yöntemi ile başarıyla tedavi edildi

   Çocuk, şiddetli asid reflüsü için yıllardır PPI olarak bilinen asid bloke edici ilaçlarla tedavi görmekteydi. Hastalığı artık ilaç tedavilerine yeterince yanıt vermeyecek kadar ilerlemişti. Orta veya ağır reflü veya GERD, tipik olarak PPI ve H2 blokeri ilaçlarla tedavi edilebilse de, bu ilaçların yan etkileri vardır ve zaman içinde etkinliklerini kaybedebilirler.

   Dr. Overcash’a göre, çocukta mide asidinin özofagusa kaçmasını engelleyecek fonksiyonel bir gastroözofageal valv yoktu. Aile uzun dönem PPI kullanımının kemik erimesi gibi bilinen yan etkileri konusunda endişeliydi.

NOT: Youtube videolarını izleyemiyorsanız bu küçük programı kurarak engelsiz erişebilirsiniz. Zararlı yazılım içermez.

Obezite Tedavisinde Endoskopik Metodlar

Türk Gastroenteroloji Derneği İstanbul Şubesi'nce düzenlenen Mart ayı bilimsel toplantısının konusu "Morbid Obezite Tedavisi" idi. Bu konuyla ilgilenen endokrinolog, gastroenterolog ve obezite cerrahlarının buluştuğu toplantıda; genel olarak obezitenin nedenleri, zararları ve tedavi yöntemleri tartışıldı. Özellikle mide balonu, anti-obezite stendi, endoskopik gastroplasti gibi yeni tekniklerin ve bu konudaki son gelişmelerin tüm detaylarıyla paylaşıldığı toplantının önemli makalelerini söz verdiğimiz gibi sizlerle paylaşıyoruz. Makalenin devamında tüm metodlar detaylı ve resimli olarak açıklanmakta olduğundan makalenin tamamına göz atmanızı öneririz.

Obezite nedir?

Obezite, en kısa tanımıyla vücut yağlarının oranının anormal derecede artmasıdır. Yani, bir şahıs obez olmadan aşırı kilolu olabilir. Normalden fazla kas yapısına sahip olan vücut geliştiriciler ve diğer atletler gibi.. Bununla birlikte, günlük pratikte aşırı kilolu olanların çoğunluğu obezdir.

 

woman obesity

Aşırı kilo ve obezite nasıl ölçülür?

Bir şahsın aşırı kilolu veya obez olduğunu saptamak için çeşitli metodlar geliştirilmiştir. Bazı ölçüm sistemleri boyla kilo arasındaki bağlantıdan faydalanırken, bazıları vücut yağlarının ölçümüne dayanmaktadır. Günümüzde en sık kullanılan metod, çok daha detaylı analizlerle son derece paralel sonuçlar verdiği saptandığı için, Vücut Kitle İndeksi (BMI) denilen yöntemdir.

Mide Balonu'nda Samba Rüzgarı: Brezilya Markası Silimed Balondan Yaz Kampanyası:)

Aşırı şişmanlık (obezite), birçok önemli rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olan ciddi bir sağlık problemidir. Yapılan diyetler, egzersizler ve kullanılan ilaçlarla zayıflamak her zaman istenilen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle mideye yerleştirilen ve aşırı şişmanlığa çözüm getiren yöntemlerden biri olan mide balonu üretilmiştir.

Mideye yerleştirilen balon, ilk defa 1982 yılında ünlü kalp cerrahı Debakey tarafından geliştirilmiştir. İlk kullanım amacı obez kalp hastalarını cerrahi operasyonlar öncesinde zayıflatmak ve böylece ameliyat risklerini en aza indirmektir. Sitemizi takip edenlerin bildiği gibi, şimdiye dek ülkemizde mevcut iki tip mide balonu vardı. Bunlardan biri silikondan üretilen ve havayla şişirilen Heliosphere olup, Fransız Helioscopie firması tarafından üretilmektedir. Diğer balon ise Inamed - Allergan tarafından üretilen ve serumla doldurulan BIB sistemi idi. Her iki sistem de hastanın midesinde bir kitle etkisi oluşturup tokluk hissi yaratarak etki etmektedir.

Şimdi, obezite çevrelerinde uzun zamandır geleceği konuşulan üçüncü bir balon da Türk sağlık piyasasına sunulmuştur. Plastik cerrahi ve ürolojiye yönelik silikon ürünleri ile yıllardır ülkemizde belli bir yere gelmiş olan Brezilya'lı üretici Silimed, serumla doldurulan silikon mide balonunu hastalarımızın hizmetine sunmuştur. FDA ve CE belgelerine sahip olan balonun etki mekanizması ve sonuçları diğer balonlarla aynı olup, fiyat bakımından çok ciddi avantaj sunmaktadır.

Yaz ayları yaklaşırken, diyete uyum sağlayabilmek için ameliyatsız bir çözüm arıyorsanız, şimdiye kadar görülmemiş ölçüde cazip uygulama ücretleri için bize ulaşınız.

Reflü’de “Esophyx” yöntemiyle ameliyata son

Reflü hastalığının tedavisinde, açık ya da kapalı cerrahi yöntemlerin dışında ağız yoluyla gerçekleştirilen, kesi gerektirmeyen ve hastanın bir gün içinde taburcu olmasına olanak sağlayan “Esophyx” yöntemi, artık Türkiye’de de uygulanmaya başlandı. (Sitemizdeki diğer Esophyx haberleri için tıklayınız.)

Bayındır Sağlık Grubuna bağlı Bayek Cerrahi ve Tıp Merkezi hekimlerinden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Üstün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mide asidinin, yemek borusu ve solunum yollarına geri kaçmasının “reflü” hastalığı olarak tanımlandığını hatırlattı.

Reflünün, prematüre bebeklerden erişkinlere kadar her yaş grubunda görülebildiğini ifade eden Üstün, “Yemek borusunun alt ucunun geçici gevşemesinin neden olduğu reflü hastalığını, mide boşalmasında gecikme, beslenme alışkanlıkları, helicobacter pylori enfeksiyonu, genetik ve alkol, tütün, kafeinli içecekler, acılı gıdalar gibi beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, solunum hastalıkları, uyku bozuklukları, aşırı kilo, karın içi basıncının artışı gibi nedenler etkilemektedir” dedi.

Üstün, Türkiye’de yaklaşık 8-9 milyon kişinin reflü hastası olduğunu belirterek, hastalığın yemek borusu mukozasında hasar yaratarak bölgeyi kanserojen maddelere açık hale getirdiğini ve ilerleyen dönemlerde kanser riskini arttığını söyledi.

“KESİ GEREKTİRMİYOR”
İlaç tedavisi alan hastalarda iyileşme görülmediğinde cerrahi girişimin yapılabileceğini dile getiren Üstün, reflünün artık ameliyatsız da tedavi edilebildiğini kaydetti.

Üstün, son yıllarda geliştirilen, endoskopik bir uygulama olan ve “Esophyx” diye adlandırılan teknikle reflü tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar alındığını belirterek, “ Tedavi artık Türkiye’de de uygulanmaya başlandı. İstanbul’da ilk Bayek Cerrahi ve Tıp Merkezi’nde uygulandı. Ankara’da da birkaç merkezin uygulamalara başlama hazırlığı yaptığını biliyoruz. Türk Gastroenteroloji Derneği uygulamanın üniversitelerde başlatılması konusunda çalışma yürütmektedir. Esophyx, henüz devlet hastanelerinde uygulanmamaktadır” diye konuştu.


Esophyx tekniğinin, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayına sahip olduğunu ve sık uygulandığını vurgulayan Üstün, “Esophyx, reflü tedavisi cerrahi ve ilaç tedavi yaklaşımlarına bir alternatiftir. Cerrahi ile kıyaslandığında çok daha minimal girişim olması ve anatomik onarım sağlaması sayesinde reflü hastaların tedavisinde hızla yayılmaktadır” diye konuştu.

Üstün, Esophyx yönteminin ağız yoluyla gerçekleştirildiği, kesi gerektirmediğini ve genel anestezi altında uygulandığını ifade ederek, yöntemi şöyle anlattı:
“Hasta hiç ağrı duymuyor. ’Endoskop’ adı verilen, ucunda kamera ve ışık kaynağı olan ince cihaz aracılığıyla Esophyx direk görüş altında mideye kadar indiriliyor. Sonra aletin ucu yukarıya döndürülerek, reflüye yol açan kapak yetmezliğinin olduğu bölge görüntüleniyor. Gevşekliğin durumuna göre 12 ile 16 adet doku yaklaştırıcı dikişler konuluyor. Bu işlem tamamen otomatik hale getirilmiş Esophyx sayesinde hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştiriliyor. Çok düşük komplikasyon riskleri ile tedavi yaklaşık 45 dakikada tamamlanıyor.” Üstün, Esophyx tekniğinin başarı oranının ameliyata yakın olduğunu, başarısızlık durumunda ise cerrahi şansının hala geçerli olduğunu vurgulayarak, “Yöntemin en önemli üstünlüklerinden bir diğeri ise bozulmuş doğal anatomiyi, doğala en yakın şekilde düzelten uygulama olmasıdır” dedi.

“İLAÇ TEDAVİSİ TAM BİR ÇÖZÜM SUNMAMAKTADIR”
Üstün, “ilaç tedavisinin, sadece kullanıldığı sürece etkili olduğunu, ömür boyu ilaç kullanılmasını zorunlu kıldığını ve reflüyü tedavi etmeyip, sadece geriye kaçan sıvıdaki asidi azaltarak şikayetleri geçici olarak tedavi ettiği için tam bir çözüm sunmadığını” ifade ederek, şöyle devam etti:

“Geçerli cerrahi tedavi olan kapalı ameliyatta ise küçük de olsa karında 4-5 adet kesi yapılmakta ve kanama ile iç organ zedelenmesine zemin hazırlanabilmektedir. Bölgenin anatomik yapısı da tamamen bozulmaktadır. Ameliyat süresince ve sonrasında hastalar oldukça ciddi komplikasyon riskleri ile karşı karşıyadır. Hastalar, en az 7-10 gün normal yaşamlarına dönememekte, çoğu zaman ameliyat sonrası şikayetler haftalar, hatta aylarca sürebilmektedir.

Esophyx yönteminde ise sadece 1 gün hastanede yatan hasta, 2-3 gün içinde normal yaşam düzenine dönmektedir. Dolayısı ile 2 santimetreden büyük mide fıtığı olmayan kronik reflü hasta grubunda Esophyx seçilmesi gereken tedavi alternatifidir. Geniş mide fıtığı olan olgularda ise laparoskopik ameliyat hala geçerli yöntemdir.”

“MANTIKLI BİR YÖNTEM”

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Boyacıoğlu da geçtiğimiz Mart ayında Streasburg’ta “Esophyx” ile ilgili eğitim aldığını belirterek, “Domuzlarda uyguladım. Mantıklı bir yöntem” dedi. Yöntemin mutlaka uzman hekim tarafından ve ameliyathanede yapılması gerektiğini vurgulayan Boyacıoğlu, şunları kaydetti:
“Reflü ameliyatlarının aksine vücutta kalıcı değişiklik yaratmıyor. Tedavinin başarı şansı yüzde 70. Uzun yıllar ilaç kullanılmasının önüne geçilebiliyor.
Dünyada şimdilik bin ABD ve bin Avrupa olmak üzere toplam 2 bin hastada uygulandı. İki hastada yemek borusunda yırtık olmuş. Bunun dışında başka bir bildirim yok.”

KAYNAK: Cumhuriyet, Milliyet

Türkiye'de Yine Bir İlk: Ameliyatsız Obezite Ameliyatı: StomaphyX

 

Stomaphyx: Endoskopik Obezite Prosedürü

Gastrik bypass geçiren hastalar için:

-Kilo kaybetmeye devam etmek için küçük bir yardıma ihtiyaç olduğunda,

-Tekrar kilo alma sorunuyla karşılaştıklarında,

-Reflü ve göğüs duvarında yanmadan yakındıklarında,

-Şiddetli “Dumping Sendromu” (Belirti verecek şiddette hipoglisemi ve diare) yaşadıklarında,

 Şimdi artık “kesisiz” bir çözüm var. Bu çözüm, yine ilk kez Bayındır Sağlık Grubu Bayek Levent Cerrahi ve Tıp Merkezi tarafından sunulmaktadır.

    

StomaphyX Nedir?

StomaphyX bariatrik cerrahiyi takiben gastrik poşun kesisiz biçimde küçültülmesini sağlayan devrimsel bir cerrahi cihazdır. Karın duvarında ya da karın içinde hiçbir kesme-biçme yapılmadan, StomaphyX mide poşunda tam kat, dayanıklı doku kıvrımları oluşturarak total hacmi (tipik olarak en az % 50-70) azaltır.  Daha küçük ve daha az genişleyebilen bir mide poşu gıdaların incebarsaklara geçişini yavaşlatır, doyma hissinin yeniden oluşmasını sağlar. Sağlıklı bir beslenme ve egzersiz programı ile birleştirildiğinde kilo kaybını tekrar başlatır.

İşlem Nasıldır?

StomaphyX prosedürü tamamen kesisiz, güvenli, hızlı bir işlem olup, hastanın çok hızlı biçimde normal hayatına dönmesini sağlar. StomaphyX cihazı karında hiçbir kesi yapılmadan, ağız yolundan mideye sokulduğu için prosedür NOS (Natural Orifice Surgery=Doğal Açıklık Cerrahisi) olarak adlandırılır. Kesisiz cerrahinin laparoskopik veya açık cerrahiye göre avantajları daha kısa hastanede kalış süresi, minimal ağrı ve rahatsızlık, artmış hasta memnuniyeti, çok hızlı iyileşme dönemi ve ameliyatın ilk başarı düzeyinin ameliyatsız olarak tekrar sağlanmasıdır.

İşlem Nasıl Gerçekleştirilir?

Prosedür genel anestezi altında gerçekleştirilir. StomaphyX cihazı ağız yoluyla mide poşuna kadar ilerletilir. Bu arada kamera cihazın içindedir ve direk görüş altında güvenle ilerlenir. Poşa girildikten sonra küçük bir doku parçası StomaphyX cihazının portundan aspire edilerek yakalanır ve kalıcı bir dikişle tutturulur. Plikasyon denilen bu işlemde geniş ve tam kat bir doku pilisi yaratılır. Gastrik poşun şekil ve genişliğine bağlı olarak yirmi veya daha fazla pili gerekebilir. Hastaların çoğu bir gün sonra evlerine gönderilir ve birkaç gün içinde çalışmaya ve normal aktivitelerine başlayabilirler. Cerrahiyi izleyen ilk haftalarda doğal iyileşme süreçleri gelişir ve poşun kalıcı ve dayanıklı hale gelmesi sağlanır.

İşlem Ne Kadar Sürmektedir?

Çoğu prosedür 20-30 dakikada tamamlanmaktadır.

İyileşme Dönemi Nasıldır?

Pek çok hasta StomaphyX prosedüründen sonra birkaç gün içinde işlerine dönebilmektedir. İşlemden sonraki ilk birkaç gün, göğüste ve boğazda hafif bir rahatsızlık hissi olabilir. Bu yakınmalar bazen 1 hafta kadar sürebilir. Hastalar ilk hafta fiziksel aktivitelerini kısıtlamaları konusunda uyarılmalıdır ve doku plikasyonunun iyileşme döneminde başarıyı arttırmak için yumuşak/sıvı diyet verilmelidir.

Stomaphyx Sonrası Beklenmesi Gereken Sonuç Nedir?

Sonuçlar hastadan hastaya değişebilmekle birlikte, StomaphyX prosedürü tipik olarak hastanın anlamlı kilo vermesini ve doyma hissinin çok daha fazla olmasını sağlamaktadır.

StomaphyX Prosedürü Ne Kadar Güvenilirdir?

Tüm dünyada yapılan yüzlerce uygulamada StomaphyX’in güvenilirliği kanıtlanmıştır. Çoğu yan etki minimal ve geçicidir. StomaphyX prosedürü, karında organlara ulaşmak için kesi yapılan, istenilen alana ulaşmak için organların etrafında da disseksiyon gerektiren klasik cerrahiden çok daha güvenlidir. Bu sayede yara yeri fıtığı, enfeksiyon, yapışıklık ve görülebilir yara izi riskleri ortadan kalkar. StomaphyX prosedürü cerrahinin çok daha riskli ve kompleks bir formu olan ikincil ameliyatlardan ve onların yüksek yan etki risklerinden hastayı kurtaran yeni bir metoddur.  

NOT: Bu makale Op.Dr.Murat Üstün tarafından hazırlanmıştır ve Türkçe internette ilk kez yayınlanmaktadır. Kaynak belirtmek ve link eklemek kaydı ile alıntı yapılabilir.

 

Vaginismusun Botox İle Tedavisi Mümkün

Vaginismus Nedir?

Vaginismus (vajinismus ya da vajinizm) vajen (kadın cinsel organı) girişindeki kasların istemsiz olarak kasılması ve penisin girişine izin vermemesi durumudur.

Vaginismus Neden Olur?

Genellikle kasılmanın kökeninde geçmişten kaynaklanan yanlış cinsel korkular yatar. Büyüme çağında cinselliğin pis, ayıp, günah olarak öğretilmesi, kızlık zarına verilen aşırı önem, ilk cinsel ilişkiden sonra günlerce ağrı duyacağı, şakır şakır kanama olacağı gibi anlatımlar, sözel ya da fiziksel tacize uğramış olmak en sık görülen nedenlerdir. Kasılmalar sadece vajende değil kadının tüm vücudunda görülür, panik içindeki kadın bacaklarını da sıkıca kapama eğiliminde olur, ağlama nöbetleri eşlik edebilir.

Vajinismus Ne Zaman Görülür?

Çoğu zaman ilk cinsel ilişkide görülse de, bazen daha sonraki ilişkilerde de gözlenebilir. Bazen daha önce hiç problemi olmayan hastalarda düşük, doğum, kürtaj gibi travmalarla gelişebilir. Hastaların çoğu cinsel ilişkiden kaçındıkları gibi, muayene olmaktan da kaçınırlar. Vajinalarının dar olduğu, kızlık zarlarının kalın olduğu, cinsel soğuklukları olduğu gibi bir takım savunma mekanizmaları geliştirebilirler. Bunlar genellikle temelsizdir, çünkü vajenin doğumda çocuğun başının geçebileceği kadar genişleyebildiği bilinmektedir ve penisin girimine izin vermeyecek kadar kalın himen çok nadir görülmektedir.

 

Telif Hakkı © 2010 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.
 

Ziyaretçi Sayımız

Bugün66
Dün568
Bu Hafta4468
Bu Ay8212
TOPLAM696257

Online Doktor Destek

Kimler Sitede