Ameliyat videolarını izleyemiyorsanız bu küçük programı kurunuz.. Op.Dr.Murat Üstün'le on-line görüşme için, alttaki messenger penceresini kullanınız. Merkezimizin krokisi için tıklayınız. (Acil durumlarda ve mailiniz ulaşmadığı için yanıtlanmadıysa: GSM:0-552-4131143 arayınız.)
Sevdiğiniz lezzetlerden uzak durmadanda kilo verebilirsiniz..İşte mucize öneriler...
Eğer sık sık sosyal yemeklere katılmanız gerekiyorsa, bu konuda, şu önemli beslenme kuralını mutlaka hatırlamalısınız: Gün içerisinde yemek düzeninize dikkat eder, hafif bir kahvaltı, çok doyurucu olmayan ama lezzetli bir öğle yemeği, bir adet meyve ihtiva eden ara öğünle günü geçirirseniz, akşam gideceğiniz restoranda, çok aşırıya kaçmadan sevdiğiniz tüm besinlerden yiyebilirsiniz. Bu ayki diyet programımızı da, bu kurala uygun olarak yöresel lezzetlerden seçtik. Bir ay boyunca Tike restoranlarında olacak bu diyet, hepimizin çok sevdiği geleneksel yemek ve kebablarımızla kilo verdirecek şekilde planlandı. Eğer programı dikkatlice takip ederseniz, bir ay içinde yaklaşık 5 kilo vermeniz hayal değil.
1. HAFTA DİYETİ Özellikle İskenderun, Adana ve Gaziantep bölgesine özgü olan ve ülkemizin her yerinde severek yenilen içli köfte ve kebap ile kilo verebileceğinizi hiç düşündünüz mü? Bulgur ve kıymanın muhteşem birleşimi, hem dengeli beslenmeye örnek hem de doyurucu bir lezzet. Bulgur, glisemik indeksi düşük bir besin olması nedeniyle kilo verme diyetlerinin baş tacı. Eğer içli köftenizin içerisinde az miktarda kıyılmış maydanoz ve bol ceviz ekler, fırınlar ya da haşlarsanız bu güzel lezzetten mahrum kalmadan kilo verebilirsiniz. Bu diyeti 25-40 yaşları arasındaki erişkinler bu diyeti uyguladığında haftada 1200 g kadar kilo verebilirler.
Dünya üzerinde bulunan insan sayısı kadar, farklı karakteristik görünüm mevcuttur. Saç bizi tanımlayan bu özellikler arasında en belirgin ve en değişken olanlardandır. Rengi, şekli, uzunluğu hem kişiden kişiye; hem de kişinin yaşam dönemlerine göre değişiklik gösterir. Doğal farklılıkların dışında, kişiler saçlarının boyunu, şeklini hatta rengini değiştirerek görünümlerini belirleyebilirler. Yüzyıllardır gür saçlar bir sağlık ve gençlik belirtisi olarak algılanmıştır. Bunun yanısıra, özellikle erkeklerdeki saç dökülmesi neredeyse doğal olarak kabullenilmiş, hatta bir bilgelik göstergesi olarak görülmüştür.
Saç dökülmesi günlük yaşantıda belli sınırlara kadar normal kabul edilen fizyolojik bir olaydır. Yaşam döngüsünde tüm hücrelerimiz gibi saçlar da oluşur, yaşlanır ve ölürler. Bazen bu döngü yıkım lehine bozulur ve kellik dediğimiz son noktaya kadar ilerleyebilen aşırı saç dökülmesi meydana gelebilir. Ortaya çıkan sonuç çoğu zaman kişiler için istenmeyen bir görüntüdür. Saçsızlık 18 yaşından itibaren her dokuz erkekten birini saçların tamamen kaybı şeklinde, tüm erkekleri ise hayatları boyunca en azından saçların seyrelmesi olarak kısmen etkileyen bir sorundur.
Saçların aşırı düzeyde kaybedilmesi kişinin sosyal ilişkilerini, kendine güvenini ve kendisiyle barışık olma halini etkileyebilecek bir tablodur. Bu durumda önemli olan, saç dökülmesinin sizin için ne derece rahatsız edici olduğudur. Ve unutulmaması gereken, "doğal" olanın, her zaman iyi ya da doğru olan olmadığıdır. Eğer öyle olsaydı, bugün modern tıbbın olanaklarından faydalanmak ta yanlış olurdu ve ortalama insan ömrü 70'lere kadar uzatılmayıp, hala birkaç yüzyıl önceki gibi 40'larda seyrederdi.
Washington’da yapılan Endokrin Derneği 91. Yıllık toplantısında (Endo 2009: The Endocrine Society Annual Meeting) bu hafta sunulan bir çalışmaya göre; morbid obez olan genç yetişkinlerde laparoskopik ayarlanabilir silikon gastrik band (LASGB) metabolik sendromun etkilerini anlamlı şekilde düzeltiyor, hatta geri döndürüyor.
Çalışmayı sunan ekibe göre, uzun süreli çalışmalar gerekli olmakla birlikte, mide bandı genç populasyonda dirençli morbid obeziteyi ortadan kaldırmakta ve yandaş hastalıklarla kardiyovasküler yan etkilerin oluşumunu engellemekte faydalı olabilir. New York Columbia Üniversitesi’nden Dr. Ilene Fennoy ve arkadaşları, 14-17 yaşları arasındaki 9 erkekve 15 kız morbid obez genci, gastrik band ameliyatı öncesi ve 1 yıl sonrasında antropometrik ve metabolik parametreler açısından analiz ettiler. Başlangıçta 24 deneğin 13’ü metabolik sendrom kriterlerine uyuyordu.
Araştırmacılar metabolik sendrom parametrelerinde ilk 6 ayda hızlı bir düzelme olduğunu, 12. Aya kadar daha az dramatik değişiklikler olsa da, düzelmenin sürdüğünü saptadılar. Mide bandı operasyonundan 6 ay sonra, beklendiği gibi vücut kitle indeksinde anlamlı azalma (51.3’ten 46.2’ye) ve bel çevresinde anlamlı düşüş (141 cm’den 131.2’e) saptandı. Metabolik sendromun diğer parametreleri (trigliseridler, sistemik kan basıncı, C-reaktif protein seviyeleri) gastrik band ameliyatını izleyen 6 ayda anlamlı şekilde düzeldi. (p < 0.05) Bu düzelmeler izlemin devam ettiği 1 yıl boyunca da devam etti.
Araştırmacılar raporlarında metabolik sendrom sıklığının % 54.2’den % 29.2’ye düştüğünü bildirdiler. Başlangıçta metabolik sendrom kriterleri taşıyan 5 hastanın 1. Yılda sadece ikisi metabolik sendrom olarak değerlendirildi.
Laparoskopik ayarlanabilir mide bandı günümüzde sadece morbid obez yetişkinlerde değil, adolesanlarda da metabolik sendromu etkili şekilde düzelten bir çözüm olarak görünmektedir.
Kaynak: Reuters (Çeviri Op.Dr.Murat Üstün.Ancak kaynak belirterek ve link eklenerek alıntı yapılabilir.)